Cuma, Ocak 07, 2011

Haftasonu



Tam yazi yazacaken farkettim ki elimdeki laptopun klavyesi Bosnakcaya cevrilmis. Yazi kursagimda kaldi diycem de ne yazacagimi ben de bilmiyodum ki. Neyse..

Bugun Cuma cok sukur ve haftasonu dinlenecegiz demeyi o kadar cok isterdim ki ama ev islerinden ve cocuklardan en cok haftasonu yoruluyorum. Onun icin de pazartesiyi iple ceker oldum. Artik istekte blunmaktan da gectim.. yarin kucuk kizin asisi, buyugun de dis randevusu var.. yani cok eglenecez.

Fishing yapiyorum aslinda. Bu kadar kotu bi tablo cizip her turlu guzel surprize raziyim. Mesela bu aksam eve gitsem, evi toplu bulsam. Buzdolabini acsam icinden cok guzel yemekler ciksa... utulerim yapilmis, camasirlarim katlanmis olsa.. biri gelse dese ki cocuklara ben bakarim, sen al makineni git fotograf cek, bogazda cay ic aksama kadar da gelme... guya istekte bulunmayacaktim... hadi iyi haftasonlari... yazi icin kusura kalmayin..

3 yorum:

endiseliperi dedi ki...

lilium, ben hani dedim ya, bazen kendimi otomata filan alıp yapıyorum bu işleri. sonra kendi rolümle gelip bakıyorum, yemek, ütü yapılmış, yaşasın, filan. belki böyle hizmetçiyi oynadığımız rolleri şuursuzca oynamalı ve işte sonra sürpriz, müthi bir konfor içinde açıp kitabı okumalı, fotoğraf çekmeli. demek yarın anne rolünde müthiş bir başarı ve enerji göstermen gereken bir gün, kolay gelsin çok. doktor mevzusu olmasa, eğlenceli kısmından bak diyeceğim ama, onun eğlencesi yok biliyorum.

sevgiler çok.

not: her ne kadar itiraz da etseler boşnakça rusçaya çok benziyor ve ben çat pat rusça konuşarak boşnakça anlaşabiliyorum:)bazen boşnakçayı çabucak öğrenip buraya yerleşsem ya, diye bile düşündüm ama ne alaka yani.

Lilium Bosniacum dedi ki...

percim, aslında en çok büyük kızımın kendi kendine oynadığı ve benim de rahatça evin işlerini tamamlayabildiğim zamanları arıyorum. az kaldı aslında. ufaklık yakında bir yaşında olacak ve neredeyse yürüyor. ablası da sağolsun çok güzel oyalıyor ama yine de işler yetişmiyor. akşam passive'le konuşuyorduk da herhalde kabullenmemiz gerekiyor, işlerbitmeyecek diye kararlaştırdık:) yapabildiğim kadarına yetişip onunla mutlu olmam gerekiyor. benden ev hanımı olmaz onu biliyorum bir tek :) iş gibi bahanem olsun yeter. yoksa evde dursam da gene yetiştiremezdim. şimdi en azından işten vakit kalmıyor diyebiliyorum.

doktor ziyareti güzeldi aslında. ufaklığın (astıma rağmen) ciğerleri temiz çıktı maşallah kilosu da neredeyse 11:)) ona da maşallah... büyük kuzunun diş randevusu ertelendi ortodontist bakacak. şimdilik rahat bir nefes aldık :) gece birde yattım ama hala bir yığın ütü bekliyor. o zaman bu akşam kuzuları uyutup diziporttan güzel bir dizi açıp keyif almak lazım:)

haftasonu julie and julia'yı eşimle bir kez daha seyrettim tekrar çok keyif aldım boonnn apettit deyip duruyoruz evde.. beni çok mutlu etti o film.. öyle...

boşnakça ve rusçanın benzemediğini söyleyen ikisinden birini bilmiyor. kesinlikle çok benziyor ve ben rusçayı neredeyse tamamen anlıyorum. aynı köken zaten, slav dilleri. rus arkadaşım vardı okulda kendi arkadaşlarıyla konuşurken ben yarısından fazlasını anıyordum..

bosnada yaşamak zor. ekonomik siyasi durum falan çok .oktan. ama ziyaret etmek güzel.. onu sık sık yapmalı sonra da kendi huzuruna dönmeli.

endiseliperi dedi ki...

sevgili lilium,
doktor kısmının iyi geçmesine çok sevindim. arçil'de doktor korkusu çok fazlaydı, nasıl zorlanırdık ikimiz de anlatamam. ama şimdi öyle dayanıklı ki oğlum, her zaman diyorum çocuklar büyüyünce sorunları da büyor derler ya, baş edebileceğimiz bir hali oluyor yine de. arçil bir yıl diş teli kullandı ve ayda bir de kontrole gitmek gerekiyordu. ancak tel çıktıktan sonra da dişe takılması icabeden plastik bir zımbırtı var, yani tekrar eski düzene geçmesini önlemek için, onu takmamış doktor, ön dişinden biri hala eğri. ama o da seviimli yapıyor, şikayet etmiyoruz çok:)aklında olsun bu. bir de arçil'e ben 3 yaşına kadar zymaflordu galiba adı, ondan veriyordum dişleri sağlam olsun diye. artık o ilaç kullanılmıyormuş, doktor zayıf dişi tespit ediyormuş ve lokal olarak ona yönelik, tedbir amaçlı bir güçlendirici veriliyormuş. arçil'in baba tarafında astım vardı. üvey abisinde vardı mesela ve o nefes açıcı aletten kullanırdı. arçil için çok endişenirdim bu yüzden, odasına halı koymayıp, tozdan azami ölçüde kaçınmak lazım. filmlerde filan ciğeri temiz çıkar ama sanırım ki zayıf ciğerleri, çabuk nefes nefese kalıyor. herneyse yaa.

iş hiç bitmiyor, evet. şu an her taraf dağınık, temizliğin tam ortasında, fırsat bilip bir şeyler yerken yazıyorum sana.

hayır, dedikleri sadece şu, alfabe farklı. yahu olsun, rusya da latin alfabesine geçelim mi geçmeyelim mi diye düşündü, geçseler, dil yine aynı kalacak sadece alfabe farklı olacaktı. sonuçta sesler aynı. rusçam zayıf ama, konuştuklarında neden bahsettiklerini şöyle böyle anlıyordum.

demek passive'le tanışıyorsunuz! çok hoş. ona selamımı söyle, lütfen. ve ekle, alçak, niye yazmıyormuş bana;)

sizinkiler zeytini, zeytinyağını bilmiyor ya, ticaretini yapayım, dedim:p kimse almaz dediler, alışkanlıkları yokmuş. varsa yoksa kaymak, elma pekmezi... ama ne lezzetli.

hmm... uzun bir mola oldu, işe döneyim ben. sevgiler, çocuklara öpücükler.